ANNEDEN KIZINA:

10/12/2009 · Kategori: din

Güzel kızım, unutma!.. 2d0b1wk

 

6ykpp45 

2d0b1wkSâliha bir hanım olmak; incelik ister, fedâkarlık ister.
2d0b1wkGönlündeki deryâyı coşturup inciler devşirmek gerek. Sevmek gerek hanımlığı, anneliği;
2d0b1wkMerhametli olmaya baş koymak, gönül tasınla bütün âleme serin, berrak bir yağmur olup kupkuru toprakları münbit hâle getirmek kolay değildir, elbet;
2d0b1wkHazret-i Âmine'lik rûhuna bürüneceksin önce;
2d0b1wkKimdir Âmine? Ne demektir Âminelik rûhu?
2d0b1wkEmâneti en iyi taşıyan demek. Hâmil olduğun yükün "emanet" olduğunu bilip, rûhun bu yük altında ezilecek, dokuz ay çile çekeceksin;
2d0b1wkDilinden geçen zikri yüreğinde hissedeceksin ki, ardından insanlığa numûne olacak bir "sadaka-i câriye" bırakabilesin.
2d0b1wkSonra Hazret-i Hacer olup teslimiyet bağrından zemzem akıtmakr30; 2d0b1wkYanacaksın, koşacaksın, ağlayıp O'na dayanacaksın ki, zemzemler fışkırsın, kurak yüreklerden;
2d0b1wk

2d0b1wkİki gözümün ışığı!2d0b1wk
2d0b1wkİçinde, kıpırdanan yavrunu ilk hissettiğin andan itibaren bir merhamet kaplar hücrelerini... İşte o zaman Allâh'a şükredeceksin, Peygamberlerin en fârik vasfı olan "merhamet"ten sana da bir pay verildiği için;
2d0b1wkYavrucuğum, insanın en büyük ihtiyacı "rûh gıdası"dır. Onun ilk kıpırdanmalarına salevât-ı şerîfelerle karşılık vereceksin. Sen fark etmesen de o seni duyar ve hisseder. Öyleyse ilk duyduğu, Allâh'ın kelâmı, Peygamber Efendimiz'e sunmuş olduğun duân olsun.
2d0b1wkDokuz aylık çile çabuk geçmez, geceleri yatamadığın zaman kıyâma dur ki, Rabbinin huzurunda durmayı öğrensin;

2d0b1wkGözyaşı dök ki, merhameti öğrensin, ümmet-i Muhammed'e duâ ve infâk et ki

cömertliği öğrensin;
2d0b1wkAğzından haram lokma girmesin, yavrum! Helâl lokmayı tanısın ki, harama uzanmasın.

2d0b1wkTatlı dilli ol ki, kötü konuşmasın.
2d0b1wkSecdelerini çoğalt ki, Rabbinin karşısında hiçlik ve tevâzuya bürünsün.
2d0b1wkMahlûkata gönlünü aç ki, sevgiyi ve muhabbeti öğrensin;
2d0b1wkSancılar sana kıyâmetin dehşetini hatırlatır, belki. İşte o zaman anacığını anlayacaksın. İşte o zaman "cennetin anaların ayakları altında olduğunu" öğreneceksin. Dişlerin birbirine kenetlenince, ölümün varlığını tadacaksın.
2d0b1wkYavrunu kucağına alınca, dünyanın "gurbet" olduğunu ve konuşmanın zevkini tatmak için bu dünyada bedel ödemek gerektiğini öğreneceksin.
2d0b1wkOna sütünü, Yâsin-i Şerif'lerle verirken; dünyadaki en güzel şeyin, insanlara "Allâh için kendinden koparıp vermek" olduğunu hissedeceksin.
2d0b1wkGeceleri herkes uyurken, onun seni ağlayarak çağırmasına zevkle koşup gideceksin. İşte o ân, Rabbini de gerçek mânâda sevdiğinde, teheccüde kalkmanın senin için bir yük olmadığını anlayacaksın.
2d0b1wkOnu hasta ve ateşler içinde görünce "hiçliğini" ve "çaresizliğini" görüp Allâh'a îmânın kat be kat artacak;

2d0b1wkOna sünnet-i seniyye ile yaşamayı öğret ki, Rasûlullâh -sallallâhu aleyhi ve sellem-'e hayran olup, onu taklid etsin. Öğretmezsen ilerde kim olduğu belirsiz kimseleri taklide başlar, onlara hayran kalır, sen de mes'ul olursun.
2d0b1wkOnunla mübarek gün ve geceleri zevk ve heyecan içinde yaşa ki, gayr-i Müslimlere ve onların eğlencelerine hayran kalmasın. Bayramını bilip, gerçek bayramı olan kıyâmet sabahı için hazırlansın.
2d0b1wkOna Kur'ân-ı Kerim'i çok iyi anlatmalısın. Her bir sûre, onun gönlüne iniyormuş gibi hissetsin ki, yaşantısıyla "canlı bir Kur'ân" olsun.
2d0b1wkHâfızlığı sevdir, ona âşık olsun ki, dilinde şarkı-türkü olmasın. Boş satırların hamalı olmasın;
2d0b1wkKur'ân-ı Kerîm kültürüyle aydınlanırsa iki dünyası da pürnûr olur.
2d0b1wkİşte o zaman, tıpkı şimdi benim olduğu gibi seni de kabirde nûrdan taçlarla taçlandırıp cennet elbiseleriyle nûrlandırırlar;
2d0b1wkHedefini unutma kızım, hedefin sâliha bir hanım, sâliha bir ana olmaktır.
AnneN ....

34hn6 

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

TOST MAKİNASINDA HAMSİ

8/12/2009 · Kategori: yemek

   TOST MAKİNASINDA  HAMSİ ……

Balık yemenin tam zamanı tost makinasında pişmiş  çıtır çıtır kızarmış bir tabak hamsiye ne dersiniz.

 Malzemeler;
1 kilo hamsi,
3 adet kuru soğan,
1 demet maydanoz, veya yaş nane
 kırmızıpul biber, karabiber

defne yaprağı
1 adet limon,
Tuz,sıvı yağ.

 


 

Hazırlanışı:
Hamsilerin kafaları koparılıp içleri de alındıktan sonra bir güzel yıkanır. Süzgece alınır ve tuzlanır. tepsiye sıvı yağ gezdirilir. Hamsiler mısır ununa bulandıktan sonra tepsiye dizilir.

Salça soslu yapmak isterseniz; salça ve dövülmüş sarımsak yarım çay bardağı su ile bir kase de karıştırılır. 

ben sade yaptım 

Soğanların kabukları soyulur ve 4’e kesilir. Hamsilerin arasına soğanlarda dizilir. Soğanın balığın kokusunu aldığı söyleniyor. Hem pişince tadı da çok güzel oluyor.

tost makinesinde  pişirilir. Hele yanında soğan salatası da olursa tadına doyulmaz…

AFİYET OLSUN…

Kalıcı Bağlantı Yorum (5) Yorum yaz!

Elmalı Kurabiye

6/12/2009 · Kategori: yemek

 ağızda dağılan bi tarif...

 elmalı kurabiyeyi sevmeyen varmıdır bilmiyorum ama biz ailece bayılıyoruz ve her zaman yapıyorum çok lezzetli oluyor  gerçektennn :))


 

Malzemeler:
225 gr. tereyağ ya da margarin (oda sicakliginda)

ben tereyağı tercıh ettim
1 çay bardaği sıvıyağ
1 çay bardagi yoğurt
1 çay bardağı toz şeker
1 yumurta
2 çay kasığı kabartma tozu
~5 su bardağı un

Iç harci için;
2-3 elma
2 çay kasığı tarçın
3 yemek kaşığı toz şeker
6-7 yemek kaşığı az çekilmiş ceviz

yapılışı:

Elmalar soyulur rendelenir. şeker, tarçin ve cevizle birlikte bırkaç dakıka kavrulur.
Tereyağ,siviyağ,şeker,yumurta ve kabartma tozu güzelce karıştırılır.Kulak memesi kıvamına  gelinceye kadar un ilave edilerek güzelce yoğrulur.
; hamurdan bıraz büyükçe parça alınır.Merdane yardımıyla çok da ince olmayacak şekilde açılır.bıçakla dıkdörgen parçalar elde edilir. Boylamasına elmalı harçtan surulur.iki yandan bıçakla araıklı eğik çizgiler şeklinde kesilir.Parçalar harç üzerinde birleştirilir.
Kurabiyeler, önceden 

ısıtılmış 350(170-180) derecede hafıf pembeleşene kadar pışırılır.ılıyınca üzerlerine pudra şekeri serpilir.

                                                                                                          afiyet olsun

 

Herkese sevgi dolu gunler...

 

Kalıcı Bağlantı Yorum (2) Yorum yaz!

TIRTIL KURABİYE

3/12/2009 · Kategori: yemek


Malzemeler:

  • 1 yumurta
  • 150gr. margarin veya tereyağı (yumuşamış)
  • 2,5 su bardağı un
  • 1/2 su bardağı şeker
  • yarım paket kabartma tozu
  • 1 limon kabuğu rendesi
  • pudra şekeri (üzerine serpmek için)

 

Yapılışı:

  1. Hamuru yoğuracağımız kaba yumuşamış margarini, yumurtayı, şekeri ekleyip karışımı, krem haline gelene dek yoğuralım.
  2. Unu, kabartma tozunu ve limon kabuğu rendesini ekleyip özlü bir hamur yoğuralım.
  3. Krema torbasına tırtıllı geniş ağızlı parçayı takalım.
  4. Margarin ile yağlanmış fırın kabına 10cm. lik tırtıllar halinde hamuru sıkalım.
  5. Kurabiyeleri, önceden ısıtılmış 180° ısılı fırında üzerleri beyaz kalacak şekilde pişirelim.
  6. Üzerine pudra şekeri serperek servis yapalım. (ben sade yaptım)

Kalıcı Bağlantı Yorum (4) Yorum yaz!

ölümü hatırlamak

2/12/2009 · Kategori: din






Her nefis, muhakkak ölümü tadacaktır ayet-i kerimesi bizlere ölümü unutmamamız gerektiğini ve sürekli hatırlamamız gerektiğini bildirir.

            İnsanlar,sanki hiç ölmeyecekmiş gibi yaşamaya çalışır,günün 24 saatini dünyalık işlerle geçirir,

hastalık veya ölüm konusu geçtiğinde ise ölebileceğini hisseder.

Günlerimiz,haftalarımız,aylarımız,yıllarımız hep koşuşturmacayla geçmekte,

dünyaya bir çivi daha çakmanın hesabıyla meşgul olmaktayız.

Eğer bir evimiz veya arabamız yoksa, bütün zamanımızı,vaktimizi,düşüncelerimizi onlarla geçirir,

aklımızı,zekamızı da hep ev,araba nasıl alabilirim üzerine çalıştırırız.

Ev,araba alamasak ta onun hayaliyle yaşarız.

            İnsanların bir kısmı da araba ve ev sevdasının dışında evin geçimi,çocukların eğitim masrafı,eşyaların yenilenmesi

gerekliliği,gezilere,tatillere nasıl para biriktireceğinin hesabıyla meşgul.

            Bir de bütün bu saydıklarımızın dışında,arabayı nasıl yenilerim,evim eskidi,yada ikinci bir araba,ikinci ev,yazlık evler

düşünenlerin sayıda hiç de az değildir.

               Ya hiç evi,arabası olamayacak olanlar,geçimini sağlayamayanlar,işiz kalanlar,çocuklarının boğazına bir lokma alamayacak durumda olanlar,onların halini düşünen varmı?

            Şanlı Peygamberimizin ‘ölümü sıkça hatırlayınız’hadis-i şerifinde ifade edilen ölümü ne kadar hatırlayabiliyoruz.

Zaten hatırlasak,bu dünyada yaptığımız kötülükleri,yanlışları,ihmalkarlıkları,kalp kırmalarını,

kul hakkına girmeyi,zalimlikleri,ahmaklıkları,nefsimize uymaları yapar mıydık,veya ne kadarını yapardık.

Bulunduğumuz ortamlarda ölümle ilgili konuşmalara bile fazla tahammül edemiyoruz,hemen kapat o konuyu diyoruz.Peki,neden öyle

yapıyoruz.Ölümden korkuyor muyuz yoksa.Öldüğümüzde,kabir azabından mı korkuyoruz,günahlarımızın çokluğundan mı

korkuyoruz,cehenneme gideceğimizden mi korkuyoruz.Fakat korkunun ecele faydası hiçbir zaman olmadı,olmayacak da.

               Cenab-ı Allah,bizlere ölümün hak olduğunu söylüyor.Var olduğuna inandığımız bir gerçeği ne kadar örtmeye,gizlemeye

çalışsak da o,bizi bir gün mutlaka yakalayacak ve ölüm gerçeğiyle yüzleşeceğiz.Hal böyleyken,yaşarken ölümü bilerek,hissederek

yaşamalı,her an ölecekmiş gibi iliklerimize kadar hissetmeliyiz.

                Dünyada yaşarken,ahiretini garanti altına aldığını söyleyebileceğimiz kaç insan vardır çevremizde.Yaşarken cennet ehli gibi

yaşayan,kalp kırmamış,ibadetlerini eksik bırakmamış,hayır,hasenatını vermiş,her gördüğüne iyilik yapmış,yardımseverlikte geri

kalmamış,emri bil maruf ve nehyi anıl münkere uygun hayat yaşamış kaç insan tanıyoruz.Maalesef pek yok o insanlardan.Ya da o

insanlar pek ortalarda dolaşmaz,kendilerini saklarlar,mütevazidirler.Biz bilmeyiz onları.

                Bu yazıyı yazmama vesile olan,şimdi rahmeti rahmana kavuşmuş olan sevgili kardeşimiz,Kemal Güçlü,her zaman gülen

yüzü,sevgi dolu oluşu,sempatikliği,yüreğindeki samimiyeti,gönül dostluğu,fedakarlığı,vefakarlığı,ihlası, iman dolu kalbi,belki daha çok

sayabileceğimiz güzellikleri kendisinde toplamış yiğit birisiydi.Allah rahmet eylesin.Senin sayende birkez daha ölümü hatırladık.

                    Büyük Üstad Necip Fazıl Kısakürek diyor ya,
                    Ölüm bu,güzel şey,budur perde ardından haber,
                    Hiç güzel olmasaydı ölür müydü Peygamber.

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki ::