14 08 2016

Bİ KAHVE ? :)

Bİ KAHVE ? :) |  görsel 1

  Bİ KAHVE ? :) Her kahve aynı tadı taşımaz... Nerede içiyorsan, kiminle içiyorsan ona göre değişir... Sahilde oturduğun rüzgarlı bir sonbahar günü, en sevdiğin dostun ağlarken içtiğin kahvenin tadı kederlidir.. . Kahve telvesine yüreğinin acısı karışır. Bir pazar öğle sonrası annenin "hadi bir kahve yap da içelim" dediği kahve huzurludur.. Köpükler annenin göz bebeklerine yansır... Dudağının kıyısında kalan küçük bir gülümsemedir.. .  Dostlarla içilen kahve neşedir... Kahkahalar köpüklerin üzerinde yüzer... Tek başına gece vakti balkonda içtiğin kahve yalnızlıktır... Acıdır tadı... Ama garip de bir keyfi, lezzeti vardır...  Baban için yaptığın kahve sevgi doludur... çay bardağında, az şekerli...Kahve gibi görünmez sana... Ama sıcaktır dumanı tüter ve kokusu büyülüdür... Beklemediğin bir anda sana uzatılan kahve baskadır... Isıtır insanın içini... Yorgun olduğunda içtigin kahve hafifletir seni... Kendine getirir, unutturur günün ağırlığını... Yeni tanıştığın birine kahve ikram etmek bir sıcaklıktır dostluğunuzu pekiştirip sen diye hitap edebilme ayrıcalığıdır... Kahve aynı kahvedir belki... köpüğüyle, rengiyle, dumanıyla aynı kahvedir ama icilen kahveler ruhunun süzgecinden geçer ve tadları değişir... Her kahve aynı değildir bu yüzden... Ve bazen kahvenin karasına buruk acımsı aromasına laf söyleyenler olur ...Türk kahvesini başkalarına tercih edenler olur ya onlara da  Şair Burhaneddîn B. El-Muballit el-Mısrî’nin şu sözleri ile söz konusu tartışmalara son noktayı koymayı koymak isterim. “ Ey içinde ruhun hastalıklarına şifa bulunan kahvemizi; siyahlığı yüzünden kı... Devamı

14 08 2016

KARISI KAYBOLAN ADAM :

KARISI KAYBOLAN ADAM : |  görsel 1

KARISI KAYBOLAN ADAM : Bir adam polisi aramış : “Karım alışverişe gitti. Dönmedi. 8 saat oldu. Ne olur onu bulun !” demiş. Görevli polis sormuş : “Karınızı tarif eder misiniz ?” Adam anlamamış “Nasıl yani ?” Polis : “Boyu ne kadar ?” Adam : “Ne bileyim, bazen yüksek topuk giyer beni geçer, evde yalınayak benden kısa.” Polis : “Göz rengi ?”Adam : “Bilemem, bazen yeşil bazen mavi lens takar, aslında galiba ela…” Polis: “Saçı ne renk ?”Adam : “En zor soru. Her hafta başka bir renk desem ?” Polis : “Üzerine ne giymiştir ?” Adam : “Hiç dikkat etmedim valla…” Polis : “Peki arabayla mı gitmişti alışverişe ?” Adam : “Evet !!! Siyah Audi R8, süperşarj 3.5 litre V6 silindirli motor, 290 beygir. İçi geyik derisi taba renginde, LED farları var, sağ kapıda görünür görünmez hafif bir çizik var.” Polis : “Tamam efendim, arabanızı bulacağız.!!.:)))... Devamı

14 08 2016

Günün öyküsü olsun

Günün öyküsü olsun |  görsel 1

Günün öyküsü olsun Devamı

14 08 2016

HERKES ASLINA ÇEKER

HERKES ASLINA ÇEKER |  görsel 1

  Güzel bir hikaye  HERKES ASLINA ÇEKER Bir padişah Hızır’ı görmek istiyordu. Bir gün bunun için tellallar çağırttı: Kim bana Hızır'ı gösterirse onu armağanlara boğacağım,dedi. Birçok oğlu uşağı olan fakir bir adam bu işe talip oldu. Karısına dedi ki: -Hanım ben padişaha Hızır'ı bulacağımı söyleyip ondan kırk gün müsade alacağım. Bu kırk gün için padişahtan size ömrünüz boyunca yetecek yiyecek, içecek ve para alırım. Kırk günün sonunda Hızır'ı bulamayacağım için benim kelle gider, ama siz rahat olursunuz. Adamın karısı kanaatkar biriydi: Efendi biz nasıl olsa alıştık böyle kıt kanaat geçinmeye. Bundan sonra da idare ederiz. Vazgeç bu tehlikeli işten, dedi. Ama adam kafaya koymuştu. Padişaha gidip Hızır'ı bulacağını söyledi. Bunun için kırk gün izin istedi. Hızır'ı bulmak için koşuşturacağı kırk gün zarfında ailesinin geçimi için sarayın ambarından tonlarca yiyecek, içecek ve nakit para aldı. Bunları evine teslim edip kırk gün ortalıktan kayboldu. Kırk günün bitiminde padişahın huzuruna çıkıp herşeyi itiraf etti: Benim aslında Hızır'ı falan bulacağım yoktu. Ailece sıkıntı çekiyorduk. Hızır'ı bulacağım diye sizden dünyalık almak istedim, dedi. Padişah buna çok kızdı: -Padişahı kandırmanın cezasını hayatınla ödeyeceğini hiç düşünmedin mi? diye bağırdı. Adam da her şeyi göze aldığını söyledi. Bunun üzerine padişah yanında bulunan üç veziriyle görüş alış verişinde bulundu. Birinci vezire sordu: -Padişahı kandıran bu adama ne ceza verelim? -Efendimiz, bu adamın boğazını keselim, etini parçalayıp çengellere asalım. Bu sırada peyda olan, nurani bir genç, vezirin sözleri üzerine... Devamı

14 08 2016

sevgi

sevgi |  görsel 1

En güzel duygu SEVMEK Devamı

14 08 2016

“Anlayabilmek”

“Anlayabilmek” |  görsel 1

    (Güzel Bir Hikaye)“Anlayabilmek” “Satılık Köpek Yavruları” ilanının hemen altında küçük bir çocuğun başı gözüktü ve çocuk dükkan sahibine sordu : – “Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?” Dükkan sahibi : – “30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları” dedi. – “Benim 2 dolar 37 sentim var” dedi çocuk. – “Bir bakabilir miyim yavrulara“ Dükkan sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve köpek kulübesinden beş tane yumak halinde yavru çıktı. Yavrulardan biri arkadan geliyordu. Küçük çocuk yürümekte zorluk çeken sakat yavruyu işaret edip sordu: – “Bunun nesi var?” Dükkan sahibi onun kalça çıkığı olduğunu ve hep sakat kalacağını açıkladı. Küçük çocuk heyecanlanmıştı. – “Ben bu yavruyu satın almak istiyorum.” Dükkan sahibi: – “Hayır o yavruyu satın alman gerekmiyor. Eğer gerçekten istiyorsan o yavruyu sana bedava veririm” Küçük çocuk birden sinirlendi. Dükkan sahibinin gözlerinin içine dik dik bakarak: – “Onu bana vermenizi istemiyorum. O da diğer yavrular kadar değerli ve ben fiyatını tam olarak ödeyeceğim. Aslında şimdi size 2 dolar 37 cent vereceğim ve geri kalanını ayda 50 cent ödeyerek tamamlayacağım.” Dükkan sahibi çocuğu ikna etmeye çalıştı: – “Bu köpeği gerçekten satın almak istediğini sanmıyorum. Bu yavru hiçbir zaman diğer yavrular gibi koşup, zıplayamayacak ve seninle oynayamayacak.” Bunun üzerine kü... Devamı

14 08 2016

“Anlayabilmek”

“Anlayabilmek” |  görsel 1

    (Güzel Bir Hikaye)“Anlayabilmek” “Satılık Köpek Yavruları” ilanının hemen altında küçük bir çocuğun başı gözüktü ve çocuk dükkan sahibine sordu : – “Köpek yavrularını kaça satıyorsunuz?” Dükkan sahibi : – “30 dolarla 50 dolar arasında değişiyor fiyatları” dedi. – “Benim 2 dolar 37 sentim var” dedi çocuk. – “Bir bakabilir miyim yavrulara“ Dükkan sahibi gülümsedikten sonra bir ıslık çaldı ve köpek kulübesinden beş tane yumak halinde yavru çıktı. Yavrulardan biri arkadan geliyordu. Küçük çocuk yürümekte zorluk çeken sakat yavruyu işaret edip sordu: – “Bunun nesi var?” Dükkan sahibi onun kalça çıkığı olduğunu ve hep sakat kalacağını açıkladı. Küçük çocuk heyecanlanmıştı. – “Ben bu yavruyu satın almak istiyorum.” Dükkan sahibi: – “Hayır o yavruyu satın alman gerekmiyor. Eğer gerçekten istiyorsan o yavruyu sana bedava veririm” Küçük çocuk birden sinirlendi. Dükkan sahibinin gözlerinin içine dik dik bakarak: – “Onu bana vermenizi istemiyorum. O da diğer yavrular kadar değerli ve ben fiyatını tam olarak ödeyeceğim. Aslında şimdi size 2 dolar 37 cent vereceğim ve geri kalanını ayda 50 cent ödeyerek tamamlayacağım.” Dükkan sahibi çocuğu ikna etmeye çalıştı: – “Bu köpeği gerçekten satın almak istediğini sanmıyorum. Bu yavru hiçbir zaman diğer yavrular gibi koşup, zıplayamayacak ve seninle oynayamayacak.” Bunun üzerine kü... Devamı

14 08 2016

ANZAKLI ÖMER:

  ANZAKLI ÖMER:  “SİZ TÜRK’LER GERÇEKTEN ÇOK MERHAMETLİ İNSANLARSINIZ! 1957 Yılında İstanbul Tıp Fakültesi’nden mezun olup ihtisas yapmak üzere ABD’ye giden doktor Ömer Musluoğlu, vazife yaptığı hanede başından geçen çok enteresan bir hadiseyi şöyle anlatıyor: Amerika ‘ya gittiğim ilk yıllar… New York’da Medical Center Hospital’da vazife almıştım. Fakat vazifem kan almak, kan vermek, serum takmak, elektrokardiyografi çekmek gibi işler… Hastaya o kadar önem veriyorlar ki yeni doktorlar hemen direkt olarak hasta muayenesine, tedavisine verilmiyor.  Diğer zamanlarda da laboratuvarda çalışıyorum. Bir hastaya gittim.  Yaşlıca bir adam, tahminen yetmiş beş yaşlarında… - Kan vereceğim kolunuzu açar mısınız?” dedim. Adamcağız kanserdi ve aynı zamanda kansızdı… Kolunu açtım, baktım pazusunda bir Türk bayrağı dövmesi var.  Çok ilgimi çekti, kendisine sormadan edemedim: - Siz Türk müsünüz? - Kaşlarını yukarıya kaldırarak “hayır” manasına bir işaret yaptı. - Ama ben hala merak ediyorum. “Peki bu kolunuzdaki Türk bayrağı nedir?” - Aldırma öylesine bir şey işte, dedi. Ben yine ısrarla: - Fakat benim için bu çok önemli, çünkü bu benim milletimin bayrağı, benim bayrağım… Bu söz üzerine gözlerini açtı. Derin derin yüzüme baktı ve mırıltı halinde sordu: - Siz Türk müsünüz? - Evet Türk’üm… İhtiyar gözlerime tanıdık bir göz arıyor gibi baktı…  Anlatmaya başladı: Yıl 1915. Çanakkale diye bir yer var Türkiye’de&he... Devamı

05 10 2015

insan kalbi

insan kalbi |  görsel 1

İnsanın kalbinden daha büyuk ÇÖL, İnsanın kalbinden daha derin GÖLvar mı ki Yangında burda,Yağmurda Devamı

24 09 2015

Kurban bayramı

Kurban bayramı |  görsel 1

  KURBAN BAYRAMINIZI TEBRIK EDIYORUM..... ŞEHITLERIMIZE ALLAHTAN RAHMET DILIYORUM BİRLİĞİMİZ... DİRLİĞİMİZ DAIM OLSUN... RABBIM HEPIMIZDEN RAZI OLSUN.... NICE BAYRAMLARA!!! Nice güzel günlere........ Devamı

21 09 2015

Fotoğraf

Fotoğraf |  görsel 1

Devamı

21 09 2015

iyi geceler

iyi geceler |  görsel 1

Devamı

21 09 2015

Fotoğraf

Fotoğraf |  görsel 1

Devamı

21 09 2015

Çiçeklerin dili

Çiçeklerin dili |  görsel 1

RENKLERİN DİLİ   KIRMIZI: Psikolojik olarak uyanık ve tetikte olmayı teşvik eder. Fizyolojik olarak kan basıncını artırır ve adrenalin salgılar. İştah açar. O yüzden dünyadaki gıda firmalarının çoğu logosunda kırmızıyı kullanır. Kırmızı tansiyonu yükseltir, kan akışını hızlandırır. Yanlış bir inanış vardır; boğaların kırmızıya saldırdığı sanılır. Oysa boğalar renk körüdür. Kırmızıya değil, kendilerine sallanan koyu renkli beze saldırır. TURUNCU: Psikolojik olarak neşeyi teşvik eder. Fizyolojik olarak sindirim sistemi ve metabolizmaya destek olur. SARI: Psikolojik olarak olumluluk ve canlılık özellikleri vardır. Fizyolojik olarak sinirsel bozukluklara iyi gelir. Sarı zeka , incelik ve pratiklikle ilgilidir. Toplumsal yaşamı ve birlikte çalışmayı yansıtan bir anlamı vardır. Geçiciliğin ve dikkat çekiciliğin sembolüdür. YEŞİL: Uyumlu ve dengeleyici psikolojik özelliklere sahiptir. Fizyolojik olarak kalp ve göğüs sorunlarını hafifletir. Duygusal olarak bizi en çok etkileyen bir organımız olan kalp organının , bu rengin yaydığı enerji alanında olduğu düşünülür. Doğanın ve baharın rengidir. Güven veren renktir. O yüzden bankaların logolarında hakim renktir. Yeşil yaratıcılığı körükler. TURKUAZ: Canlandırıcı ve serinletici psikolojik özellikleri bulunmaktadır. Fizyolojik olarak ağrı kesici özelliği vardır. MAVİ: İnsan psikolojisi üzerinde barışçıl ve sakinleştici etki gösterir. Fiziksel olarak kan basıncını düşürür, boğaz sorunlarını çözer.Huzuru temsil eder ve sakinleştirir. Araplar mavinin kan akışını yavaşlattığına inanır, nazar boncuğu o yüzden mavidir. Batıda intiharları azaltmak için köprü ayaklarını maviye boyarlar. Duvarları mavi olan okullarda çocukların daha... Devamı

20 09 2015

hayırlı geceler..

hayırlı geceler.. |  görsel 1

Bilirim  aydınlık için  Karanlıkta gerekli... Devamı